NECİP FAZILDAN BEYİTLER İÇİN TIKLAYIN...
BEYAZ DİLEKÇE BAHAEDDİN KARAKOÇ
EĞİLME MİTHAT CEMAL
DUA ARİF NİHAT ASYA
O AN NECİP FAZIL
ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP NECİP FAZIL
![]()
![]()
Beyaz Dilekçe Yukarı
Rahman ve rahim olan adına sığınarak
Açtım iki elimi:Kor gibi iki yaprak...
Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç,
İşte Dünya önümde;benim ruhum sana aç,
Bu seğriyen ellerle Senden Seni isterim
Senden Seni isterken canımdan çıkar terim.
******
Geldim işte kapına,kul Senden ırak olmaz...
Sana adanmışsa yürek de yürek olmaz...
Benden önce esirge Muhammed ümmetini
Esen gitsin her kervan,en sona ula beni...
Önce çıksın düzlüğe öksüz,yetim,dul,garip
Defterin sonuna da bizi düşsün Has Katip.
*****
Balkanlarda yitirdik renkli heybeyi,çulu;
Eşkiya baskınından çok çekti Anadolu,
Yangınlar sık yaladı İstanbul'u Bursa'yı,
İhlas hesap verirken,küfür kaptı parsayı.
Yolunda Konya,Maraş çok şehitler vermiştir;
Erzurum yüreğini dağlarına sermiştir;
Mescid-i Aksa esir,Mekke,Medine küskün
Teni gizlese bile derdi derinden gülün...
Kainat bir mozaik,herşeye sahip ALLAH.
Ey gizli ve aşikar her derde tabip ALLAH!
Bahaeddin KARAKOÇ
Eğilme Yukarı
Zincirin altınsa da hatta,koparıp kır,
Susmak ne demekmiş,yere haykır göğe haykır!
***
Vicdan bile duymaz çıkmazsa bir ahı,
Sessiz kölelerdir yaratan binbir ilahı!..
***
Elbet put olurlar öpülen eller,etekler
Elbet öpen oldukça olur öptürecekler
***
Hürriyet,o en son şerefindir onu satma
Bir Tanrı yeter kendine,bin Tanrı yaratma!
***
İnsandaki dört tane ayak devrini bilme,
Mahvolsa eğilmezdi baban,sen de eğilme!..
MİTHAT CEMAL
Dua Yukarı
Biz,kısık sesleriz...minareleri,
Sen,ezansız bırakma,Allah'ım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını
Ya kovansız bırakma Allah'ım!
Mahyasız minareler...göğü de
Keşkesansız bırakma,Allah'ım!
***
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bize güç ver...cihad meydanını
Pehlivansız bırakma Allah'ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasın;
Bizi cansız bırakma,Allah'ım!
***
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Yarının yollarında,yılları da
Ramazansız bırakma Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya
çobansız bırakma Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız
Ve vatansız bırakma,Allah'ım!
***
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu
Müslümansızbırakma Allah'ım!
ARİF NİHAT ASYA
O an Yukarı
Taş merdivenler gibi,aşınmış ayaklardan
Secde yerine çarpa çarpa alnım aşınsa!
Göklerin kamçısıyla yediğim dayaklardan,
Erisem de,tabutum boşmuş gibi taşınsa!
***
Bir garip insan olsam,benzemez hiç kimseye;
Tek hece bilmez,tek renk görmez,tek ses işitmez
Karanlığı yoğursam nura döndüresiye,
Tırmansam o ana ki,yekparendir ve bitmez.
(1972) N.F.K
Zindan'dan Mehmet'e Mektup Yukarı
Zindan iki hece. Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam, boynunda yafta...
Halimi dusunup yanma Mehmed'im!
Kavusmak mi? Belki... Daha ölmedim!
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak
Ne ayak dayanir buna, ne tırnak!
Bir âlem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde.
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?
Bir idamlık Ali vardı,asıldı
Kaydını düştüle, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
Müdür bey dert dinler, bugün "maruzat"!
Çatık kaş... Hükûmet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?
Anlamaz; yazısız, pulsuz,dilekçem...
Anlamaz! Ruhuma geçti bilekcem!
Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!
İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.
Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat;
Zift dolu gozlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yönünde şefkat
Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!
Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan
Karıştır çayını zaman erisin
Köpük köpük, duman duman erisin!
Peykeler, duvara mıhlı peykeler
Duvarda, başlardan yağlı lekeler
Gömülmüş duvara ,bas bas gölgeler...
Duvar, katil duvar yolumu biçtin
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin
Sükût... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
Tek nokta seçemez dünyada nazar
Yerinde mi acep, ölu ve mezar?
Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?
Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden, kader bu, emir...
Garip pencerecik, küçük daracık;
Dünyaya kapali, Allah'a açık
Dua, dua eller karıncalanmis;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış
Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
İplik ki incecik, örer boşluğu
Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş
Karanlığında nur, yeniden doğus...
Sesler duymaktayım; davran ve boğuş!
Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir...
N.F.K
Hayatın İçinden - Tabiat Eczanesi - Ayetlerin Işığında - Kitap Özetleri - Şiirler-Yazılar - Resimli Yazılar
Kıssadan Hisse - Risale-i Nur'dan Vecizeler - 86.400 Saniye - İlginç Konular - Niçin Müslüman Oldular - Dualar
Medya - Sorular - Psikoloji - Linkler - Düşünceler