Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

AYŞE

Gözlerini faltaşı gibi açmış anneannesini dinliyordu Ayşe...Hem de izliyordu ihtiyar kadını. Gizemli bir hayranlıkla simasına bakıyordu. Arada gözleri, ellerinin hapsolduğu sıcacık avucuna takılıyordu nenesinin. Her seferinde düşünmeden edemezdi; nasıl böyle? Elinin üzerinde kalın, koyu renkli damarlar çok belirgindi. Nasıl bu kadar farklı oluyor.

Bu açık yeşil renkli gözlerde tek bir şey görüyordu Ayşe; sevgi şefkat ve huzur... Güven hissi veriyordu.
Arada uzanıp yanaklarını okşamadan edemiyordu. Ne kadar da farklıydı. Hep düşünürdü Ayşe bunları. Hayatı, zamanı anlamaya çalışırdı hep. Henüz liseye yeni başlamıştı ve anlaması gereken öğrenmesi gereken o kadar çok şey vardı ki.

"Rahmetli Adamım yeni göçmüştü. (Hep adamım derdi yaşlı kadın Ayşe'nin dedesine). Dünyamda büyük, çok büyük boşluk bırakıp gitti Hakk'ın yanına. Büyük üzüntü içerisindeydim bal gözlüm; bilemezsin bunu... On beş gün sonra da Hulusi dayın askere gitti. O sıralar Ayşe teyzen 14 yaşındaydı. Anacığın da 3 yaşında...
Annesini 3 yaşındayken düşlemeye çalıştı Ayşe ve hafif bir tebessüm yayıldı çehresine.

"O zamanlar emekli maaşları çok azdı. Hoş şimdi de fazla değil ya.. Anlayacağın paramız yoktu. Herkes sıkıntı içerisindeydi o sıralar. Bütün dünya mı öyleydi ne! Anacığının ismini verdiği Ayşe teyzen de çok hastaydı. Her şey üst üste gelmişti. Hepimiz gıdasız kalmıştık. Teyzenin daha bir ihtiyacı vardı vitaminli besinlere. İlaç almak için parmağımdaki alyansı paraya çevirmiştim. Ondan kalan çok az bir parayla anacığının elinden tutarak pazara çıktım.

Aklımda hep bir kilo ıspanak, 1 kilo pırasa almak vardı. Mevsim sebzeleri vitaminlidirler diye düşünüyordum. Daha pazarın başında anacığın yeni tezgaha çıkmış iri iri portakallara dikti gözünü. Yeni çıktığı için çok pahalıydı portakallar. Hafif çekiştirdim elini ama ne fayda. Alalım diye tutturdu, başladı ağlamaya. Bununla da yetinmedi oturdu yere kalkmaz.. Korkunç bir çaresizlik içindeydim evladım. Anacığının isteğini yapsam teyzene ve hepimize gerekli sebzeleri alamayacaktım. Sebze alsam anacığını susturamayacaktım."

Ayşe'nin çehresinde muzipçe bir tebessüm yayıldı yine. Anneciğini 3 yaşlarında ve yaramaz haliyle canlandırıyordu hayalinde...

-Yaa... İşte benim güzeller güzeli kızım... bunalmıştım, çaresizlikle başımı kaldırdığımda pazarın orta yerinde bir adam gördüm. Gözlerim adeta o adama kilitlenmişti ve kulaklarım da sesine...

Portakal satıyordu. Habire portakalın fiyatını bağırıyordu. Adeta beni çağırıyordu. Fiyatı duyunca kulaklarıma inanamadım, çok ucuzdu. Adamda tuhaf, gizemli bir hava vardı. O adamı sanki sadece ben duyuyor ve görüyordum. Kimse ilgilenmiyordu adamla ve portakallarıyla. "Çürüktürler belki" dedim. Sonra "öyle olsalar da alırım" diye düşündüm ve yaklaştım. Çok ucuzdu. Artan parayla da sebze alabilecektim. Adamın yanına geldiğimde portakalların iri ve çok iyi görünümde olmaları şaşırttı beni. Hemen çantayı doldurdum, parayı ödedim. Başka bir şey düşünemiyordum. Ayaklarımın dibindeki çantayı almak için eğilip doğrulduğumda portakal satıcısını göremedim. Ne olmuştu? Nereye kaybolmuştu? Sanki bir şeyler söylemem gerekiyordu da söyleyememiştim. Ama işte yoktu adam. Çevreme bakındım, insanlar doğal hallerinde alışverişlerini yapıyorlar, satıcılar heyecan içinde bağrışıyorlardı. Kimseciklerde bir tuhaflık yoktu. Tuhaflık bendeydi sanki. Tuhaf mıydı yaşadıklarım? Olağanüstüydü yaşadıklarım. Bunu düşündüm. Çaresizliğim ve anacığının ağlamaları dua yerine geçmişti.

Artık şaşkınlık zamanı değildi, teşekkür zamanıydı. Diğer alacaklarımı nasıl aldığımı bilmiyorum. Eve döndüm hemen. Portakallardan herkese ikram ettim. Ben de yedim, o zamana kadar o kadar lezzetli bir portakal yememiştim. Dedim ya evladı, teşekkür zamanıydı."

Ayşe başını kaldırdı, nenesinin gözlerinde iki damla yaş vardı. Bu yaşlı kadına hayranlığı bir kat daha arttı. Uzandı pamuk yanaklarından öptü. Yaşlı gözlerinden dökülen yaşlar o anda dudaklarına dokundu. Ne güzel, ne tuhaf ve ne olağanüstüydü.
Olağan olan neydi?

Olağanüstüydü aslında herşey!

SIR KAPISI
İKİNCİ KİTAP
Bahtiyar Mutlu

ANA SAYFA

Hayatın İçinden - Tabiat Eczanesi - Ayetlerin Işığında - Kitap Özetleri -  Şiirler-Yazılar - Resimli Yazılar

                       Kıssadan Hisse - Risale-i Nur'dan Vecizeler - 86.400 Saniye - İlginç Konular - Niçin Müslüman Oldular - Dualar

Medya - Sorular - Psikoloji - Linkler - Düşünceler